51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Yönetimi ve Kamuoyuna

Reyan Tuvi’nin yönetmenliğini yaptığı “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” belgesel filminin, festival yönetimi tarafından Türk Ceza Kanunu’nun 125. ve 299. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle yarışmadan çıkarılmasıyla başlayan süreçle ilgili sanatta sansür vakalarını araştıran ve belgeleyen Siyah Bant oluşumu olarak birkaç noktanın altını çizmek istiyoruz:

- Festival yönetimi seçilen filmlerin hukuki açıdan uygunluğunu tespit etmek amacıyla avukata danışmış ve sonrasında risk oluşturacak diyaloglar nedeniyle filmi yarışma programından çıkarmıştır. Böylece festival, sanatsal ifade özgürlüğünü korumakla yükümlüyken sanatsal ifade özgürlüğünü daraltmak ve sanatçıları otosansüre teşvik etmek yönünde bir tavır göstermiştir. Festival komitesi bu kararın bütün sorumluluğunun kendisine ait olduğunu kabul etmelidir.

- Festival filmi programdan çıkartarak filmin özgürce erişimini engelleyen bir karar almış ve  “Türk sinema sektörünü maddi manevi desteklemek, Türk film yapımcısını nitelikli yapıtlar üretmeye teşvik ederek; Türk Sineması’nın uluslararası platforma açılmasına zemin hazırlamak” olarak tarif ettiği kurucu misyonunun dışında hareket etmiştir.

- Festival filmin TCK’ye göre gösterilemeyeceği kararını alarak bir yargı kurumu gibi davranmıştır. Sanatsal üretimi ve seyirciye erişimi destekleme rolünü üstlenen festivalin bir yargı kurumu gibi davranması başlı başına bir sorundur.

- Filmin yarışmadan çıkartılmasının gerekçesi olarak gösterilen TCK 125. (hakaret) ve 299. maddelerinin (Cumhurbaşkanına hakaret) kapsamı ve ifade özgürlüğü üzerine etkisi Siyah Bant’ın yaptığı çalışmalarda eleştirilmiş ve tamamen kaldırılmaları önerilmiştir. Günümüzde hakaretin suç olmaktan çıkarılması ve tazminat yolunun açık tutulması genel bir eğilim haline gelmekte ve ülkeler giderek hakareti bir suç olmaktan çıkarmaktadır. Uluslararası standartlarda, Cumhurbaşkanı veya siyasetçiler ya da üst düzey kamu görevlileri söz konusu olduğunda ifade özgürlüğünün sınırı daha da geniştir ve bu kişilere yönelik ifadelerde bu tür müdahalelerin yolunun açılması çoğu zaman ifade özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirilmektedir. Bu maddelerin sansür amaçlı olarak devreye sokulmaları bir sanatsal ifade özgürlüğü ihlalidir.

- Festivalin idari sorumluluğunu üstlenen Antalya Büyükşehir Belediyesi, Anayasa’nın 64. maddesinde belirtilen “devletin sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı koruması” yönündeki yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.

Festivalin yaptığı son açıklamaya bakıldığında, festivalin sansüre karşı meslek birlikleri, eleştirmenler ve yönetmenlerden gelen tepki ve talepleri dikkate almadığı, böylece sanatsal ifade özgürlüğünü korumayı ve sansürle mücadeleyi  amaçlayan bu dayanışma iradesini tanımadığı anlaşılmaktadır. Bu olaylar zinciri, Türkiye’de sanatsal ifade özgürlüğünün kapsamının ve sansürle mücadele yöntemlerinin tartışılmasının önemini ve aciliyetini göstermektedir.

Siyah Bant olarak sansüre karşı tepki gösteren tüm sinemacıların yanında olduğumuzu belirtmek isteriz.

Siyah Bant